Kıta Sahanlığı Nedir?


                   KITA SAHANLIĞI NEDİR?

      Kıta sahanlığı, basit olarak karasal kabuğun deniz ya da okyanuslar altında kalan kısmı anlamına gelmekle birlikte; oseanolojik olarak kıta parçasına ait kısımların sularla olan sınır çizgilerinden itibaren, denizlere veya okyanuslara doğru giriş yapan başka bir deyişle tuzlu su kütlesi altında kalmış ve 130-200 metre derinliklere kadar ulaşabilen kısmını kapsayan geniş ve canlı çeşitliliğine elverişli alanlardır.

   Kıta sahanlığı ülkeler için neden önemlidir?

Kıta sahanlığı bölgesinin yani sahil çizgisi(plaj) ile kıta yamacının okyanus tabanına bağlandığı noktaya kadar olan alan arasında ki su kütlesinde; dalga hareketleri, besin tuzlarınca(nutrient) zenginlik, akıntı ve akıntılarla gelen organik maddelerin çokluğu, denize dökülen tatlı su kaynaklarınca denize ulaştırılan biyolojik etmenler, suyun diğer derinliklere göre daha sıcak olması ve en önemlisi güneş ışığından faydalanarak denizel ekosistemin besin pramidinin en alt ve en büyük tabakasını oluşturan fotosentetik mikroalglerin (mikroskobik yosunlar) güneş ışığının bu tabakada en iyi geçişi sağlamasıyla üretiminin maksimum seviyede olmasına bağlı olarak biyolojik çeşitliliğin çok fazla olmasıdır.

      Biyolojik çeşitlilikteki bu artış doğal olarak özellikle balıkların ve omurgasızların yani genel bir tabirle ekonomik değeri yüksek türlerin bu bölgelerde yaşam sürdürmeleri, kıta sahanlığında münhasır ekonomik bölgesini ilan etmiş olan ülkelerin ekonomisine avlanma ve yetiştirme faaliyetleri sonucunda gelecek katkının büyüklüğü  su götürmez bir gerçek olarak önümüze çıkacaktır.

       Kıta sahanlığının bir diğer ticari boyutu ise bizim alanımıza uzak olmakla birlikte deniz ve okyanus dibinin (bentik bölge) altında yatan fosil yakıtların varlığı veyahut olabilme ihtimalidir.

      Kıta sahanlığındaki biyolojik çeşitliliği nasıldır?

     Kıta sahanlığının bulunduğu bölgede dip zemine (bentik) bağımlı yaşayanlar ve bunun üzerini kapsayan su kütlesinde (pelajik) yaşamını sürdürenler olmak üzere iki ana maddede toplanabilecek bir canlı yaşamı mevcuttur. Dip bölümde canlılık faaliyetlerine göre başta kabuklular(istiridyeler ve midyeler), yengeçler, böcekler, ergin dönemlerinde süngerler, mercanlar, yaşam döneminin ilk evresinde bazı deniz anası türleri, saklanmak ve yuva yapmak maksadıyla bazı yumuşakçalar (ahtapotlar, mürekkep balıkları,kalamarlar) ve balıklar (orfoz, mercan, lahoz v.b.) ,  dip çamurunu (sedimenti) beslenme maksadıyla kullanan emici balıklar (mersin balıkları, barbun, tekir v.b.), saklanarak avlanmak ve korunmak amacıyla bazı balıklar (dil balığı, kalkan balığı, fener balığı, tiryaki balığı v.b.) yaşamlarını sürdürürler. Dip bölümü örten su kütlesinde ise yüzme yetisine sahip canlılar (nektonlar) büyük çoğunlukla çok iyi yüzücüler olan köpek balıkları ve diğer tüm balıklar yada su hareketiyle hareket eden mikro ve makro canlılar (planktonlar) beslenmek, besin üretmek ve avlanmak maksadıyla pelajik bölgede bulunabilirler. Bu canlılar içinde makro ve mikro algleri, canlıların hareket kabiliyeti bulunmayan pelajik yumurtalarını, deniz memelerinden olan yunusları, kaplumbağaları, su aygırlarını, balinaları ve yaşamlarını çoğunu suda geçiren yada sudan beslenen su kuşlarını ve diğer avcı kuşları sayabiliriz.

 

 

Stj. Su Ürünleri Mühendisi  Mehmet ADIGÜZEL

 

Leave a Comment