Boğazlar


            Boğazlar

            Günümüzde deniz taşımacılığı, akıntı sistemlerine etkileri, balık göç yolları gibi birçok faaliyet için önemli olan boğazları tanıyalım. Boğazlar denince aklımıza ilk gelen İstanbul Boğazı olmaktadır. Görsel güzelliğinin yanında birçok ülkenin deniz taşımacılığı bu yollardan geçmektedir. Bu boğaz Karadeniz’i Marmara Deniziyle bir birine bağlar.

Boğaz Nedir?

Boğazı kısaca tanımlayacak olursak iki kara parçası arasında farklı denizleri veya okyanusları birbirine bağlayan ve geçiş yollarını oluşturan doğal oluşumlardır. Dünya genelinde birçok boğaz yer almaktadır. Bunlara örnek olarak Macellan Boğazı, Berring Boğazı, Cebelitarık Boğazı, Çanakkale ve İstanbul Boğazları’nı verebiliriz. Boğazların olmadığı veya yetersiz kaldığı bölgelerde insanlar kanallardan yararlanmaktadır. Bilinen en önemli kanallar ise Panama ve Süveyş kanallarıdır. Macellan, Atlantik’ in azgın sularından Pasfik’ e geçişi sırasında Macellan Boğazını keşfetmiştir. Bu boğaz Güney Amerika kıtasıyla ana karadan ayrı takımadalar arasında yer alıp Atlantik ve Pasifik okyanuslarını birleştirir.

Boğazların Önemi?

Boğazlar deniz taşımacılığı ve bu yolla ticaret yapan ülkeler için çok önemlidir. Örneğin Rusya’dan güneye gitmek isteyen bir yük gemisinin Karadeniz’den başlayıp, İstanbul Boğazıyla Marmara’ya, Çanakkale Boğazıyla, Ege, Akdeniz ve sonrasında Atlantik veya Hint Okyanusuna gidişi boğazlar ve kanallar aracılığıyla sağlanmaktadır ve bu geçiş sırasında Boğaz sahibi ülkelere geçiş ücreti ödemesi gerekmektedir. Boğazlara sahip olan ülkeler için ekonomik açıdan büyük bir gelir teşkil etmektedir.

Boğaz Akıntıları; iki farklı deniz katmanı yani yoğunluk, sıcaklık, Ph gibi parametreleri farklı olan iki su kütlesi birbirleriyle karşılaştıklarında yoğunluğu çok olan alt su kütlesini, yoğunluğu az olan ise üst su kütlesini oluşturacak şekilde hareket eder ve farklı yönlerde akıntı oluştururlar. Bu akıntılar denize karışan kirlilik(metal içeriği, atık sular) veya besin(nutrient) maddelerinin yayılmasında ve taşınmasında etkili olabilir.

Boğazlar orkinos gibi göç eden birçok balığında göç etmesinde önemli bir yere sahiptir. Mavi Yüzgeçli Orkinos’un (Thunnus thynnus  L., 1758) Atlantik’ ten başlayan göçü Cebelitarık Boğazından geçerek tüm Akdeniz’i dolaşmasıyla gerçekleşir.

İstanbul Boğazı

İstanbul Boğazı Karadeniz ile Marmara Denizleri arasında geçişi sağlayan ve Asya ile Avrupa Kıtalarını birbirine bağlayan çok önemli bir boğazdır. 29 km lik uzunluğu ortalama 60 metrelik derinliğe sahip bu boğaz yoğun deniz trafiği ve taşımacılığı açısından büyük bir gelir kaynağıdır. 698m en dar kısmı ve şiddetli akıntıları nedeniyle geçişi zorlaştırdığı için büyük gemilerin kılavuz gemiler yardımıyla geçişi sağlanır.

İstanbul Boğazı akıntıları deniz bilimleriyle ilgilenen kişiler tarafından dikkatle incelenir. Çünkü Boğaz’da iki farklı akıntı sistemi birbirine karışmadan ilerlemektedir. Bu akıntıları kısaca özetleyecek olursak Karadeniz’den gelen tuzluluğu az olan (% 0.18) ve sıcaklıkla ilişkili olarak yoğunluğu az olan su Boğaz’da Marmara’ya doğru ilerleyen üst akıntıyı oluşturur. Bunun tam tersi olarak Marmara’nın Ege ve Akdeniz’den kaynaklanan daha yoğun suyu(% 0,22 tuzluluk) ise Boğaz’ da dip akıntılarını oluşturarak Karadeniz’ e doğru ilerlemektedir. Bu farklı akıntılar arasında termoklin adı verilen iki farklı suyu ayıran bir tabaka bulunmaktadır. Deniz bilimleri ile uğraşan bizler için bu akıntılar denizlerdeki kimyasal değişimler, besin değişimi, sıcaklık ve tuzluluk gibi parametrelerde bizlere bilgi vermesi açısından çok önemlidir.

İstanbul Boğazı Atlas Okyanusundan Karadeniz’ e kadar olan balık göç yolunda yer almaktadır. Karadeniz besince zengin sulara sahip olduğu için buraya göç etmek isteyen balıklar İstanbul Boğazı’nı kullanırlar, göçün yaşandığı zamanlarda balıkçılık önemli ölçüde artar. Avlanan balıkların çokluğu tezgah fiyatlarını düşürmektedir. Ayrıca amatör balıkçılarda bu fırsatlardan yararlanırlar. Bu nedenle boğazlar balıkçılık ve ekonomi için çok önemlidir.

İstanbul Boğazı görsel güzelliğiyle İstanbul’ un simgesi olmuştur. Bu nedenle turistlerin uğrak yeridir. Birde Boğaziçi Köprümüzün ışıkları yandı mı? Bu güzel atmosferi yaşamak ve görmek için gerek turist gerek halk, insanlar güzel bir günde rahatlamak için insanlar Boğaz’a gelir. Balık tutar, yemek yer, fotoğraf çekerler. Boğazlar hem sosyolojik, hem ekonomik ve stratejik nedenlerden dolayı bulunduğu ülkeye getirisi çok fazladır.

 

Deniz Bilimci Onur Kasap

Leave a Comment